atlas

atlas 

 

seyre daldığım bir rüyanın daha başına yaklaştım

sevişerek ölmesini istemezdim

ama kayboldu ömrümden sürdüğüm ceran da

çünkü doyasıya koşmak bana yakışmazdı

kolayca koklanan boyunlarına uzanmak için onların

keşke kendimle yürüseydim “ işte akşam oldu ” demeden

bir tas dolusu ölü karınca sunan gecelerin ortasında

keşke kendimle yürüseydim

haylazca çekilmesini bilemedim onlar kondukça omzuma

kendimi alabildiğine derin buğday tarlalarının eğninde uyur buldum

avuçlarımda başaklarla koşmak bana yakışmazdı sevdiğim

 

âdeta oturdum yağmuru yalvardım kuşlardan artakalan acıyla

bunun için yoruldum kalbimden

utanarak vedalaşmaktansa ellerime uzatılan kutsal kâseden

kanarak ben de içtim bir karanlığı ürkmeden

say ki şaşırdım, ne yandan koptuğunu anlamadım bu ırmağın

bir kez ışığını kaybetmişti kar vadisinin yolcu katarı

uyumak için uzandığımız şirvan kalmadı burada

artık bulunmazdı toprağımızda kervan, göğümüzde kehkeşan

bulunmazdı biz delirmeden başlamazsak sabaha

 

aslında bunca zaman beklediğim boşuna

hiçbir yağmur kapamayacak bu asfalt kokusunu

aşk fışkırsa da damarlarımızdan kapamayacak asla

bâri bir derviş çağırın da beni çıkarsın bu demir kapılardan

ve kaynak artıklarından ve metal kıvılcımlarından

ve beton saksılardan acıyan şu aklımı

usulca başlasın bir yağmur duasına

sığla kokusuyla sıvazlasın saçlarımı, safranın sarısıyla

ıhlamur buğusu arasın bulsun gök sofrasında

kendi atlasında bakınsın yağmurcunların, martıların masalına

 

çünkü seni seçemiyorum

her şeyle arama berrak sular karışıyor sevdiğim

camlara çarpılan şu berrak sular karışıyor

bu yüzden sesimle seslen, bu yüzden sen kimsin

ırmaktan fışkıracak baldıran bu yüzden

nerede kendime araladığım kapılardan içerime dolmayan yağmur

aynalı duvarlarda patlayan ışıklarla başlayan o eş’ar nerede

beni bir şimşek gibi bulup çıkarır mı kendi sırrından

açılır mı odamdaki kısık sesi ervahın, yaklaşır mı sevdiğim

evvel zaman içinde yaklaşır mı, kalbur saman içinde yaklaşır mı

 

ey benim dinmek bilmez efkârım, bir varmıııış bir yokmuş

bir küheylân tenha kalmış sayebanda, bulamamış etrafındaki

                                                                                      kalabalık

söyle onu nasıl arasam artık, sesi her taraftan duyulmuş.

 

2005

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !