Delirme Saatleri 1

Delirme Saatleri 1

 

                                                                                                            kemal sayar’a

 

Nasılsa bir gün uyandığımda doyasıya utanacağım

Artık yağmura sevinerek başlayamam sabaha

Bir daha çıkıp karşıma uçamaz ya yere fırlattığım kuşlar

Bir daha kaçamaz sır saklayan ağzımdan asla

Kırılmaya hazır kırlangıçların göğsünde dönen bu dünya

Ey benim ‘zihinsel hıçkırığım’ sen ne dersin buna

Hatırla bir zamanlar kimde soyunurdu her simya

Hem ilkyaz masalları anlatılmazdı biz çocuklara

Hem de az sonra başlayacak yağmura uzak bir şeyler

Kırlangıç fırtınası gibi saklanır dururdu buğulu camlarda

 

Nasılsa bir gün uyandığımda doyasıya utanacağım

Nasılsa yüzüm de kızaracak başlamış bir yağmurla sevişmeden henüz

Arkamı dönsem sabahın ilk çığlığını işitmeyeceğimi de biliyorum

Bir kez daha bismillah deyip ölürsem hatta

Kimse de kalmaz habire çağlayan şu ırmakların başında

Bıraksam da değişmez uykumu bölen ölümlerin işmarı

 

Ey masum kızların göğsünden kalkan bu hicran

Bana nerede yaşadığımı söyleyin yeter

Sakın saymaya koyulmayın sokaklara saçılan kuş cesetlerini

Coşan bir yağmura başını tutan biri başka ne sorar ki sizden

Oysa bu kurumuş yapraklarla oynaşan bir ömrün haytasıydım ben

Yorulmadan buldunuz yerimi

Bu yüzden herkesin işine gelecek benim son defa delirmem

 

Nasılsa bir gün uyandığımda doyasıya utanacağım

Nasılsa yüzüm de kızaracak başlamış bir yağmurla sevişmeden henüz

Ancak yine de fısıldayın bana sokakların sesini kimden soracağımı

Üç kuruşluk bir mesel için kim ıskalarmış bu efkârı bana anlatın

Yorumlayın kaç kere yürüsem de neden uzadığını yolumun

Ben koştukça uzaklaşan şehrin ışıkları nasıl kaybolmaz hâlâ

Hâlâ nasıl da yoksulum, hâlâ nasıl da aymaz 

Şimdi kaldırsam ellerimi, kimse bana uzanmaz

 

Selim Erdoğan

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !