kar

kar

 

alnımı cama dayamış seni bekliyorum

şehrin bembeyaz kesilen şu teninde seni

kar yeniden ses veriyor şimdi

bir bir şirinler düşüyor üstüne şehrin

şenliği başlıyor gecenin, herkes seyre uzansın

kimseler, kimseler üşümesin

 

şimdi sen kar sıcaklığını unutarak bırakıp gideceksin

bir kış melodisine terk ederek kara sarılmış yalnızlıkları

yalnızca bir gar saatinin ıslaklığı kalacak

bir de yoksul bir şubatın sızışı sokak köşelerinde

kar çiçekleriyle oynaşan kediler ilişecek eteklerine

saatler, saatler üşümesin

 

oysa bir kış hüznünün

sıcaklığını arıyorum şu annelerin eteklerinde

şimdi benim efkârımdır akasyalar arasından uzanan raylara

ayaklarımdan yükselen kar rengi bir melankoli başları okşanan

ardından çocukların sımsıkı sarıldığı etekleridir annelerin

anneler, anneler üşümesin

 

yüreğim ellerine uzanmıştı, neden düşüyor ellerinden

usulca alnından öpüyorum sıcacık, kar hangi şiirimi üşütüyor

gölgesini göremeyişiniz neden bu gecenin

neden kuşlar taş kesilsin ceplerimizde

çalıları boğan kar, lapa lapa yağan kar

kuşlar, kuşlar üşümesin

 
şimdi bir şiiri koşuyorum kar çiçeğini ağlayarak

diz boyu kar dolaşıyor damarlarında sevgilimin

bir gece yarısı sessizliği ilişiyor parmaklarıma

soluk bir kar feneri açıyor titreyen tanecikleri

iniyor tanecikler, iniyor biricikler, iniyor şirinler

sevgilim, sevgilim üşümesin                                                               

 

2000

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !