kayın ağacı

kayın ağacı

                      

yalnızlığımı

sahnemdeki aydınlığı kıran

uzun kayın ağaçları hatırladı

 

bunun için ne zaman seslensem de ölüm

rengini açıklamaz

bir istasyon evinde ikindi vakti

pencereye yüzünü iliştiren bir küçüğün

yeryüzü hüznüyle büyüyen kalbini

geçen trenlerle aldatmasına benzer ölüm

 
yaklaşan bir ışığın dünyaya açılması gibi

her şeyin birden içerime açıldığını kim bilecek

çitlembik dalında uyuyan sararmış serçeler gibi

sadece çaresizler duydu sesimi

hiç kimse duymadı, sen duymadın meselâ

oysa ben ıslandıkça

yüreğine yağmur süren bir şairdim sevdiğim, bilemezdim

bilemezdim ölüm nereden gelir,

dirim nereden gelir ve aşk nereden

yağmurla ıslanan yürekler, siz nereden

 
şimdi

ırmağın buğusu saklar

çocuklardan çekilen o insan cesetlerini

en meçhul yaşamaklarsa ölü sahilinde kalır

eflatun, onların soluk kollarında yeşerir

güzel kızların gözlerinde uyur çocuklar

yalnızca güzel kızların gözlerinde uyanırlar.

 

benim yalnızlığımı

sahnemdeki aydınlığı kıran

uzun kayın ağaçları hatırladı.

 

2004

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !