kum tanesi

kum tanesi

 

artık muhteşem bir eylülün resmiyle koşuyorum bu sahilde

dilimin ucunda taşıyarak bir şehri

rıhtım saatlerini gizliyorum ince bileklerinizden

şimdi siz de çıkarmayın içerimden beni

güneşi üzerinize bulaştırdığınız gibi bırakın

kum taneleri dökülmesin sandaletlerinizden

elleriniz saydam ve kırılgan bir cam kırmızılığında kalsın

terk edin hüznünüzü en derin yerlerinde denizin

çünkü elleriniz çomaklarla çocuk

çünkü elleriniz dünya resimleri çizmedi çimenlere

eylül bir delirmenin rengi kadar kaplar mı bütün nehri

nasıl ağlanır buğulu bir şiirin göğsünde gözleriniz

yine martılar mı seslendirir tarif edemediğim yağmurun rengini

yağmurun rengi sizin renginiz

 

işitsem bir şehrin fısıltılarını

zarif ve taze bir yaratılışın fısıltılarını işitsem

gecikmiş kuşlar gelse ve sahile hüznümü düşürsem

eşiğinde incelse mor ufkuyla kucak dolusu deniz

kocaman bir melânkolinin esrarıyla yüreğime çarpıp

hüznü arayan kırlangıçlarımla usulca yükseliriz         

 

şimdi kim tarif eder içerimdeki yağmurun rengini

yağmurun rengi sizin renginiz.

 

2000

 

 

 

 

 

 

 

 

                    

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !