sen gelmedin

sen gelmedin

 

ay doğdu, ay battı, sen gelmedin

mevsimler devrildi birbiri ardınca

nevruzu söküldü dağların, sen gelmedin                                                                                                                                      

gökyüzünü görmeden öldü kuşlar

dayanılmaz bir yaraya döndü göğsüme bastırdığım yaşamak

denizi çakıl taşlarından tanıdım, mızıka sesleri büyüttüm içimde

tutup haberin aldım, hasret yapışıp kaldı garlara

sen gelmedin.

 

bense yağmurdan geliyorum, ıslak kampana sesi kulaklarımda

bitiyor sırtıma sarılan hırkanın sihri koyu bir hüzün asılıyor kalbime

bir ırmağın kurumasını yaşıyor damarlarım

ömrümün akşamı koyu bir düş olarak giriyor koynuma

 

sevdiğim, kimleri bağışlayacak gökte asılı bulduğum bu sağanak

parklarda kırık masalarda bıraktığım bu hayat kimleri bağışlayacak

artık alabildiğine kar yağdı caddelere,

alabildiğine soluk kadın fotoğrafları çıktı cebimden

efsane bir yelkendir sürüldü dünyanın ortasına, sen gelmedin

ne akşamlar oldu ellerime yansıyan kasabadan ilk

upuzun tren çığlıklarıyla parçalandı ellerim her akşam

hayatsa bir kırmızı çingene oldu, dolaşıp durdu etrafımda

sen gelmedin.

 

ay doğdu, ay battı, sen gelmedin

kırmızı yelkenli gemiler geçti gözümün önünden

yağmur dedim, kar dedim, bir gün dönecektir sevdiğim

sen gelmedin.

 

1984

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !